Parmak ucundaki hayat
Daniel Day Lewis’in başrolunü oynadığı ve mükemmel ötesi oynadığı İrlanda’da (Dublin) yaşayan Christy Brown’ın etkileyici hikayesidir My Left Foot. Doğduğu gün doktorların yaşamaz dediği 2 eli ve sağ ayağı hiç tutmayan özürlü Christy ilk başlarda zihinsel özürlü damgası da yer. Christy’nin hayatı aslında Dr. Eileen Cole ile farklı bir yönde seyreder.
Yaklaşık on yaşına kadar zihinsel özürlü diyerek sürekli itilir, dalga geçilir. Ama yine de sokaktaki diğer insanlar ve kardeşlerinin onu nasıl benimsediklerini de görebiliriz. Futbol oynarlarken kaleciyken kafasıyla tuttuğu top sahnesi ve annesinin hamile iken merdivenlerden aşağı kendini atarak komşulara haber verdiği sahne baş insanı çiviler. Zaman geçtikçe Christy’nin de oyunlarda yer aldığına ve gözlerindeki neşeye şahit oluruz. Beni en çok etkileyen ilk sahne küçükken sürünerek gidip tebeşiri alması ve zorlamayla zemine “Mother” yazdığı sahnedir. O anda adeta içimden elektrik geçti ve resmen titredim. Özürlülüğünün de vermiş olduğu zorlukla fısıltılarla titremelerle yazması evdeki kardeşleri de dehşete düşürdü. Babası o anda çocuğu kucaklayarak bara götürdü ve ancak o zaman çocuğunun varlığını kabul etti. Tahtadan tekerlekli bir arabada sağa sola sürüklenen Christy’nin daha iyi hareket etmesi için tekerlekli sandalye almak amacıyla annesi gizli gizli ocaklığın altında para biriktirir ve kömür yaktıkları bir sırada bu para yanma riskiyle karşı karşıya gelir ki bunu da Christy haber verir annesine.
Sol ayağıyla resimler çizer Christy. Ayrıca çok zekidir. Ablasının quarter’ın quarter’I ne eder sorusuna özürlü olduğu için dalga geçilen Christy, cevabı yere yazar. Dr. Eileen sayesinde daha iyi konuşabilen Christy çizdiği resimlerin gösterildiği sergiden sonra ona yemek sırasında aşığım der ve o da arkadaşlık ve acımanın verdiği hisle sıradan “I love you, too” der, fakat Christy’nin “I really love you” demesinden sonra kız başkasıyla evleneceğini söyler ve bu onu çılgına çevirir. Christy’nin bu sahnesi de en etkileyici ikinci sahnedir benim için. “Thank you for helping me to say that”. “Wheel the cripple out”. “All is nothing therefore nothing must end.” Akılda kalan replikler…My Left Foot kitabıyla para kazanan Christy ailesinin de rahat yaşamasını sağlar ve bir yardım için gittikleri törende tanıştığı Mary ile 1972’de evlenir.
Bu öykü bana acı ve yaşama azminin nasıl birarada olduğunu gösterdi. Ne olursa olsun anne sevgisinin büyüklüğünden bir şey yitirmediğini, özürlere rağmen hayatta bir şeyler başarılacağını fakat buna rağmen yine insanların acıma, hor görmeye devam edeceğini gösteren bir film. Bence film hayatı çok güzel kucaklayan bir öykünün mükemmel sunumu ve Daniel Day Lewis...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder